Menü

• Güncel
• Beyoğlu Bilgisi
• Beyoğlu Fotoğrafları
• Cafe Bar Restaurant
• Sinemalar
• Tiyatrolar
• Kültür Merkezleri
• Oteller
• Sanat Galerileri
• Konsolosluklar
• Kroki
• Beyoğlu Kitapları
• Kaygısız Yazılar
• İstiklal Rehberleri
• Künye
• Gizlilik Politikası
• İletişim


Cafe Bar Restaurant

Asmalımescit Balıkçısı

Barcelona Cafe
Bonsoir Restaurant Bar
Cafe Guitar
Dulcinea
Koyu Kahve
Şeyhbender
Andon
Babylon
Hayal Kahvesi
Manhattan
My Moon
Mojo
The North Shield Pub
Soho
Tierra Music Club
Teras 6
Asır Restaurant
Cumhuriyet Meyhanesi
Kallavi 20


Beyoğlu Bilgisi

Ağa Camii
Arap Camii
Atatürk Kültür Merkezi
Cumhuriyet Anıtı
Çiçek Pasajı
Galata Kulesi
Galatasaray Hamamı
Serpuş Han
Taksim
Tünel

   , Hoş Geldiniz!
 
 

Ana Sayfa | Kaygısız Yazılar | Yaşanmış Bir Olay... - BURCU BARAN

   Günlerden neydi hatırlamıyorum zaten pek önemli de değil. Sıcak yatağımdan binbir güçlükle kalktığım soğuk bir kış sabahı işe gidiyordum. İstiklalin kalabalığında yürümekte oldukça ustalaşmış, hızlı hızlı ilerliyorum. Ay sonu cebimde çok az para var yani yola verecek param yok onun için işe yürüyerek gidiyorum, allahtan iş o kadar uzak değil. Ben dalgın yürürken uzaktan 14 yaşlarında kocaman mavi gözleri olan bir çocuk geliyordu, giysileri pis elinde bali poşeti, farkında değilim sabah mahmurluğundan sanırım, çocuğun bana diktiği kocaman, mavi gözlerine kitlenmiş bir yandan da hızlı hızlı düşünüyorum, neden falan diye. Çocuk yaklaştı, yaklaştı aniden önümde durdu ve para istedi. Bende böyle durumlarda hep kalmadı derim ki tamamen gerçekti. Çocuk bu sefer gayet doğal bir şekilde - o zaman bir kere seni öpeyim dedi, bende biraz ürktüm ama pek belli etmedim, - aaa hiç olur mu çok ayıp sana hiç yakıştıramadım dedim, - evet abla ya yakışmıyo dimi, dedi. Ben yürümeye başladım hayır yılların alışkanlığı çok hızlı yürürüm birde işe geç kalmışım adeta uçuyorum. Arkamdan çocuk hem koşuyor hem bağırıyor, - abla abla ya para, - ablacım diyorum valla yok bak işe yürüyerek gidiyorum , nedense çocuk çok şaşırdı ,- sen şimdi işe yürüyormusun, dedi. Bende param kalmadı dedim ya sana canım ondan ,dedim. Ben yürümeye devam ettim. Arkamdan o soğuk istanbul sabahı ağzından dumanlar çıkara çıkara , -abla be benim arabam olsaydı seni hergün işe bırakırdım böylece yürümezdin, dedi. Bu cümleyi belki başka insanlardan çeşitli şekillerde defalarca duymama rağmen bu küçük sokak çocuğunun söylemesi beni allak bullak etti...

   Tamam çok zararsız değiller ama böyle yaşamak onların seçimi değil. Nedenleri var, hepsinin teker teker hikayeleri var, onun için onlarla konuşurken lütfen aşalamayın, azarlamayın yalnızca karşındakinin de bir insan olduğunu unutmadan konuşun, onların bence tek sorunu sevgisizlik. Madde alışkanlıkları var, çok zor şartlarda yaşıyorlar, tamam onlara belki imkan sağlayan kurumlar var, ama oraları neden tercih etmeyip kaçtıkları, sokaklardaki rezil hayatı seçtikleri de tartışılacak bir konu. Onlara karşı temkinli davranalım ama asla kötü davranmayalım.Gözdeki sıcaklığı hissetmeyecek insan yoktur. Bu hayatta kimse kötü doğmaz, yaşam ve şartlar insanları şekillendirir. Onların tek suçu bizim elimizdeki fırsatlara sahip olamayışları....

Sevgiyle Kalın....

 
     
 
© Copyright 2000-2015 istiklalcaddesi.net - istiklalcaddesi.org | Teklifleriniz için; +90 535 5888855 | Doğan Tekdemir